Hristo Dimitrov: „Her kazancın, güç bakımından eşit bir alternatif kaybı vardır“
Kaybetme ve Kazanma Felsefesi
Koreograf, yapımcı ve Ulusal Halk Dansları Topluluğu „Bulgare“nın kurucusu Hristo Dimitrov, „Alternatif Kayıp Teorisi“ adlı kitabının temelini oluşturan kavram hakkında konuşuyor. Ona göre hayat, Newton'un üçüncü yasasına benzer bir ilkeye tabidir: Her kazancın, başka bir alanda güç bakımından eşit bir alternatif kaybı vardır.
Biyografi ve Profesyonel Yolculuk
Hristo Dimitrov, 7 Ekim 1969'da Varna'da doğdu. Ortaöğrenimini Şumnu'da tamamladı ve askerlik hizmetinden sonra hobisini mesleğe dönüştürdü. Yaratıcı yolculuğu, on yaşındayken amatör topluluklarda halk dansları oynamaya başlamasıyla başladı. 1990 yılında Plovdiv Müzik ve Dans Sanatları Akademisi'nde „Koreografik Yönetmenlik“ bölümünde düzenli öğrenci oldu.
2002 yılında kız kardeşi Elena Anderson ile birlikte „Bulgare“ topluluğunun temellerini attı. Dimitrov aynı zamanda Zheravna Halk Kıyafetleri Festivali'nin kurucusu, Bulgaristan Koreograflar Derneği başkanı, BG+ televizyonunun kurucusu ve „Bulgar Kimliğini Koruyucular“ derneğinin başkanıdır. Başarılarından dolayı „Aziz Kiril ve Metodius“ nişanı (birinci derece), Cumhurbaşkanlığı Onur Madalyası sahibi olmasının yanı sıra Kotel ve Şumnu'nun fahri hemşehrisidir.
Fikirden Kitaba
Kitap fikri aniden geldi; kavramın uykuya dalarken saniyeler içinde zihninde belirdiğini iddia ediyor. İlk metin tam olarak 17 sayfadan oluşuyordu. Metin beş yıl bekledikten sonra, „Niton“ yayınevinden yayıncı Nikolay Tonchev, onu bunu bir kitaba dönüştürmesi için teşvik etti. Yazma süreci COVID-19 pandemisi sırasında tamamlandı.
Özel Hayat ve Değerler
Dimitrov, insanın kaderinin her adımını kontrol etmeye çalışmaması, bunun yerine olayların doğal akışına uyması gerektiği görüşünü dile getiriyor. Manevi konuya gelince, inanç ile din arasında bir ayrım yapıyor: „İnanç birleştirir. Din ise bazen böler“, diye paylaşıyor.
Yeteneğin Sorumluluğu
Dimitrov için başarı sadece bir hedef değil, beraberinde ağırlık getiren bir zorluktur. Yeteneğin bir ayrıcalık değil, bir yükümlülük olduğuna inanıyor ve şöyle ekliyor: „Bugün yetenekli bir insanın seçeneği olmadığına inanıyorum. Yetenek onu kendisi seçer. Ve sonra hayat boyu ona rehberlik eder ve onu sorumlu tutar.“


Yorumlar (0)